Perdeden

Breaking Dawn Part 2 ~ Şafak Vakti Bl. 2 (Twilight Saga)

Fenomen serinin final bölümü Breaking Dawn Part-2 (Şafak Vakti Bölüm 2) arz-ı endam ettiği gün ülkemizde de seyirci ile buluştu. Son kitap uyarlamasının iki film haline getirilmiş olması özellikle seriyi sevenleri mutlu etti.

Kitaplardan sinemaya yapılan uyarlamalarda, filmin kitabı okuyan/okumayan, seven/sevmeyen herkese hitap etme çabası genellikle o kitabın sevenlerini pek mutlu etmez. Ancak bu filmde ilkinde olduğu gibi kitabın ayrıntılarına epeyce yer verildiğini gördük. Belki sürenin belki de işleyişin gereği bazı ayrıntıların değiştiğini serinin hayranları hemen fark edecektir.

Harry Potter serisinde, beşinci filmde özlellikle, daha önceki filmlerde sözü edilmeyen ancak elzem olan ayrıntıları vermek için gazete manşetlerini kullanmıştı yönetmen. Burada ise bu iş Bella’ya düşmüş. Daha öncesini bilmeyenler için yerli yerinde, ilk filmi anımsatır şekilde tümcelerle aydınlattı bizi.

Serinin yazarı Stephenie Meyer son iki filmde yapımcı olarak da yer aldı. Sanırım bunun etkisindendir ki serinin hayranlarını memnun edecek filmler çıktı ortaya.

Filmin müzikleri bu serinin en başarılı bulduğum bölümü. Sözlü ya da enstrümantal her biri özenle seçilmiş, insanı yakalayıveriyor hem filmde hem de müzik parçası olarak dinlendiğinde.

Görsel öğeleri ve ışığıyla da sizi yaklayacak olan filmin konu özetini şöyle çıkarayım: Bella artık yenidoğan bir vampirdir, güçlüdür, mutludur. Tam anlamıyla ‘happily ever after’ modundadır. Sevdiği adam, kızı Renesmee, yaşadığ klan, Charlie ve Jacob ile… Ancak türlerinin sözde koruyucuları Volturi’ler ‘kırmızı pelerinleri’ ile bu mutluluğa karanlık bir gölge gibi düşer. Özel amaçları vardır ve onu elde etmek için kılıfına uydurup herşeyi yapabilecek kapasiteye sahiptirler. Cullen ailesi Renesemee’yi koruyabilmek için seferber olur ve tanıklık etmeleri için arkadaşları olan pek çok vampiri yanlarına çağırırlar. Başladıkları süreç onlar için kolay olmayacaktır.

Diğer künye ile birlikte oyuncu kadrosunda da herhangi bir değişiklik yok. Yalnızca yeni gelen vampirler var ki kitabı okuyanlar için oyuncu seçimleri çok başarılı olmuş. Oyunculuklar her zamanki gibi göz doldurur, sade ve samimi. Burada küçük bir not olarak Aro karakterini canlandıran Michael Sheen’e vurgu yapmak isterim. Gözleriyle de oynuyor.

Aile olgusuna vurgu yaparak ‘vampirli beyaz dizi’ tanımlamamı haklı çıkardılar. Yine romantizm barındıran ancak çok daha aksiyon ağırlıklı, bir solukta izlenen bir film olmuş. Zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz ve bunu serinin bir hayranı olarak söylemiyorum. Genel izlenim bu yönde. Serinin hayranlarına göre de açılış gibi kapanış filmi de çok güzel.

Pınar Elif Karabal
Masalların Pino’su

16 Kasım 2012

Breaking Dawn 1

Eclipse

Sevgiyi Yayalım

error: Content is protected !!