Perdeden

Harry Potter & The Deathly Hallows Part 2 ~ HP ve Ölüm Yadigarları Bl. 2

Hikaye kaldığı yerden devam eder. Kötüler efsanesi Lord Voldemort bilinen en güçlüsünü, Mürver Asa’yı ele geçirmiştir. Ellerimizde büyüyen ve artık genç bir adam olan Harry Potter, arkadaşlarıyla birlikte adım adım düşmanını yok etmenin peşindedir. Bitişe yaklaşırken her adımında yeni zorluklar kendisini beklemektedir.

Finalin ilk bölümü için serinin en iyisi yorumu yapılmıştı. Bense bu filmi beklemekteydim. İzledikten sonra diyebilirim ki HP&DH I serinin en iyisi.

Serinin beşinci filmi olan Zümrüdüanka Yoldaşlığı’nda yönetmen koltuğuna oturan Yates, klasikler arasına girmiş açılıştaki ipuçları ve kullanılan müziklerle yumuşak bir anlatıma gireceğini gösterdi. Son kitabın ikiye bölünmüş olmasının güzelliklerini ilk filmde görmüştük. Burada da belli bir bölüme kadar bunun keyfini sürdük. O noktadan sonra filmin bir yerinde de artık filmin süresinin tükendiğini farkedip hızlanmış gibi bir havası vardı. Yine de sinemasal bakımdan geliştirmek, perdeye hareket katmak için hikayede gördüğümüz mekanlardan farklı mekanlar eklenmiş. İkiye bölündüğü için kapsamlı savaş sahneleri beklerken, daha yalın sahnelerle karşıladı yönetmen bizi. Hemen her filmde izleyiciyi bilgilendirmek için kullandığı yazılı basını bu filmde görmedik. Bu nedenle olsa gerek, daha önceki filmlerde aktarılmayan kilit noktalar, hikayenin akışını izleyicilerin kafasında belli bir düzene oturtacak bazı ayrıntılar özet geçer gibi diyaloglar ile verilmiş. Efektleri başarılı ancak real d uygulamasını çok keyifli bulmadım açıkçası. Altıncı filmdeki (Melez Prens) 13 dakikalık kısım bile daha güzeldi. Daha önce Harry Potter ile ilgisi olmayan birisinin filmde incelikle anlatılan noktaları yakalaması çok zor. Serinin takipçileri ise, benim gibi kitap uyarlamalarından pek memnun olmayanlar hariç bu anlatımı seveceklerdir.

Oyunculuklar da bir önceki filmdeki gibi tatminkar. Özellikle Helena Bonham Carter’ın performansı izlenmeye değer. Epilogue kısmı ise makyaj ve diyaloglar bakımından biraz yavan kalmış. Aslında bu yavanlığı filmin tümünde görmek olası. Bunu da senariste yüklüyorum ben. Steve Kloves, serinin beşincisi olan Zümrüdüanka Yoldaşlığı hariç tamamının senaryosunu yazdı. Bu nedenle konuya tamamen hakim olmasını bekliyorsunuz ama daha önce atlanılan pek çok önemli nokta olunca bu kadar dar alana sıkışması normal sanırım. Görkemli Hogwarts’ta geçen sahneler duygusal bakımdan filmin zirvesindeydi.

Tüm bunlara rağmen, tüm zamanların en çok izlenen serilerinden biri olan Harry Potter’ın finalini izlemek keyifliydi. Görsellik ve hikaye bakımından serinin hayranları dışındaki sinema izleyicisini de yakalayabilir.

Pınar Elif Karabal
Masalların Pino’su

13 Temmuz 2011

HP & Deathly Hallows I

Sevgiyi Yayalım

error: Content is protected !!