Atölye

İçimden Geldiği Gibi

Bir yazı atölyesi fikri epeydir kafamın kıyılarında geziniyordu. Sonunda nisan ayında bu fikri yaşama geçirme fırsatı buldum. Kalıplarla pek de başım hoş sayılmaz. Bu nedenle atölyenin adı “İçimden Geldiği Gibi” oldu.

23 Nisan’da vira vira dediğimiz atölyenin ilk mesajı şöyleydi:
“Vira Vira ⛵️
İlkin ilkine hoş geldin can🌞 Bu maceraya benimle beraber çıkmayı seçtiğin için teşekkür ederim😇

Akışta olmaya ve ânda kalmaya özen gösteriyorum yaşamımda. Bu yolculukta da iç sesimi dinleyeceğim.

Bugün Yeni Ay günü. Güzellikler getirsin🌚

Bu hafta çocukluğundan en sevdiğin fotoğraflardan birini seçmeni ve ona dair bir metin yazmanı istiyorum. Öykü olur, mektup olur, blog yazısı olur. Kurmaca ya da anı niteliğinde olması tamamen senin seçimin. İçinden ne gelirse, nasıl gelirse. Pazar akşamına beraber okuruz.

Bu süreçte evrensel yaratım da işleyecek. Bu nedenle güzelliklere odaklanmanı, yaşamında görmek istediğin denge/huzur/mutluluğu imgelemeni istiyorum. Düşüncelerini olumluda tut. Yapabilirsin, biliyorum🙏🏻

Sormak istediğin olursa ben buradayım.
Namaste🌈

Pınar Elif Karabal
2020, Nisan 23″

Soru – Cevap

♥ Neler Yapıyoruz?
Öyküleme, karakter dosyası oluşturma, karakterlerin bakış açısından öyküleme, yazım kuralları değerlendirmesi, karalama çalışmaları, türetme…

♥ Nasıl Yapıyoruz?
WhatsApp üzerinden birebir çalışmayı yeğliyorum. Bu nedenle her atölyede 4 ya da 5 arkadaşla yola çıkıyoruz. Her birinin çalışmasını, kendisine özgü akışta takip ediyorum.

♥ Süre?
Çalışma planını toplamda dört hafta olacak biçimde sürdürüyorum.

♥ Ücretlendirme?
Haftalık 55 (Elli beş) TL olmasını seçtim. Toplam tutar olan 220 (İki yüz yirmi) TL’yi yolculuğa katılmaya karar verdiğinizde ödüyorsunuz.

♥ Ne Söylediler?
“Hem eğlendim, hem bence önemli katkısı oldu.”

“Yazım süreci epey keyifli, daha iyiyi yapma isteği, ne çıkacak acaba merakı da cabası😉”

“Bir öykü yazacaksan yayınlanması şart değil, sadece kendin için bile yazabilirsin, eğlenmek, üretmek için. Aynı şekilde şarkı söylemek, örgü örmek, vs. bir sürü şey de böyle aslında. Çıkan ürünün mükemmel olmasına gerek yok, önemli olan senin o süreci keyifli geçirmen. Vardığın yer değil, yol yani önemli olan.”

“Mesela yazarken bile, aslında olumluyu seçebileceğimi gördüm, sırf son yazıda değil. İlk başta karakterlerden Erol ile Aynur’u inanır mısın daha kötü yazmıştım, sonra biraz yumuşatmayı seçtim. Erdal Sema’dan etkilenip karamsarlaşabilecekken, Sema’nın Erdal’dan etkilenip pozitifleşmesini tercih ettim.”

Sevgiyi Yayalım

error: Content is protected !!