Perdeden

Warcraft ~ İki Dünyanın İlk Karşılaşması

Pek de iyi olmadığı söylentileri başını alıp gitmişken, aslında gidip görmeyi yeğlediğim bir film değildi. Yine de fantastik sinema örneği olduğu için izledim, üstelik beğendim.

Öncelikle teknik ayrıntılarına bakalım. Blizzard Entertainment firmasının dünyaca ünlü oyunu World of Warcraft isimli oyunundan uyarlanan film, ülkemizde 3 Haziran’da vizyona girdi. İlk gösterimi 24 Mayıs’ta Paris’te yapılan film, 10 Haziran’da da Amerika’da beyazperdede olacak. Filmin yönetmen koltuğunda, 2009 yapımlı Ay (Moon) filmiyle tanınan Duncan Jones var. Başroller ise Vikingler dizisinden Travis Fimmel, Paula Patton, Marvel’ın Howard Stark’ı Dominic Cooper, yine bir başka video oyunundan uyarlama olan Pers Prensi: Zamanın Kumları (Prince of Persia: The Sands of Time) filminin Garsiv’i Tobby Kebbell ile iki büyücüye hayat veren adaşlar Ben Foster ve Ben Schnetzer’e emanet edilmiş. Yer yer parıldayan oyunculukları sizi hikayenin içinde tutmaya yetecek düzeyde. Görsel efektleri ise beğenildiği kadar var. Filmin su gibi akıp gitmesini sağlıyor.

Milyonlarca kişi tarafından oynanan fantastik oyundan uyarlanan bu filmde, insanlar, elfler, cüceler ve orklar var. Elbette sıkça Yüzüklerin Efendisi (The Lord of the Rings) ile Hobbit (The Hobbit) filmlerini anımsıyorsunuz ve bazı unsurlar nedeniyle Harry Potter’ı andığım anlar da oldu.

Warcraft ilk olarak 1994 yılında, Warcraft: Orklar ve İnsanlar oyunu ile tanıtıldı. O tarihten bu yana, Azeroth gezegeninde olaylar ve hikayeler gittikçe genişlemeye başladı. Oldukça popüler olan oyunla ilgili çizgi roman ve romanlar da bulunuyor. Bu filmin teması da Rise of Horde’a (Hord’un Yükselişi) dayanıyor.

Yurt dışındaki en temel eleştiri, yönetmen Duncan Jones’un, M. Night Shyamalan’ın Son Hava Bükücü (The Last Airbender) uyarlamasında yaşattığı hayal kırıklığının benzerine neden olduğu. Her iki yönetmen de filmlerinin senaryosunu kaleme almış çünkü. Oysa Shyamalan seri için derli toplu bir açılış yapmıştı bence ki, Jones’un da bu konuda oldukça başarılı olduğunu düşünüyorum. Tam da afişte belirtildiği gibi ‘Başlangıç’. Yönetmen finale serimi, bir sonraki filmin düğümleriyle yaptı.

Gerek oyunu oynayanlar, gerekse fantastik sinemaseverler tarafından oldukça beğenilen film, fragmanının dışında bir kapasiteye sahip. Özellikle bu tarz filmleri seviyorsanız, fragmanlarını fazla dikkate almadan gidin, izleyin derim. Çünkü pek çok izleyici, filmin tanıtımının yeterince yapılmadığı düşüncesinde. Sözü toparlamadan önce müziklere de dikkatinizi çekmek isterim. Başarılı sinema filmlerinin mutlaka kendilerine has bir tınısı oluyor. Bunun en iyi örneklerinden biri Harry Potter serisi. Bu filmin müziklerinde imzasını gördüğümüz Ramin Djawadi, Taht Oyunları (Game of Thrones) ve Demir Adam (Iron Man) ile de tanınıyor.

İyi seyirler dilerim.
Pınar Elif Karabal
Masalların Pino’su

6 Haziran 2016

Sevgiyi Yayalım

Bir cevap yazın

error: Content is protected !!